Hakkında Sherlock Jr.
Buster Keaton'ın hem yönettiği hem de başrolünü üstlendiği 1924 yapımı Sherlock Jr., sessiz sinemanın en yaratıcı ve etkileyici komedi filmlerinden biridir. Film, bir sinema salonunda film göstericisi olarak çalışan ve aynı zamanda dedektif olma hayalleri kuran genç bir adamın hikayesini anlatır. Karakterimiz, kız arkadaşının babasına ait değerli bir cep saatini çalmakla suçlandığında, gerçek hayatta çözemese de, rüyalarında ve hayal gücünde kendisini 'Sherlock Jr.' adında bir dedektife dönüştürür.
Keaton'ın fiziksel komedi yeteneği ve inanılmaz dublörlük performansları filmi bir şahesere dönüştürür. Özellikle, sinema perdesine girip film içindeki sahneler arasında anlık geçişler yaptığı sekans, sinema tarihinin en yenilikçi ve teknik açıdan ustaca çekilmiş sahnelerinden biri olarak kabul edilir. Yönetmenlik ve oyunculukta sınırları zorlayan Keaton, 45 dakikalık kısa süresine rağmen izleyiciyi hem güldüren hem de hayrete düşüren bir maceraya sürükler.
Sherlock Jr., sadece bir komedi filmi değil, aynı zamanda sinemanın büyüsünü ve gerçeklikle hayal arasındaki çizgiyi sorgulayan meta-bir yapımdır. Aksiyon dolu sahneleri, romantik dokunuşları ve zamanının ötesindeki özel efektleriyle izleyicileri 1920'lerin sinema sihrine götürür. Sinema tarihine ilgi duyanlar veya fiziksel komedinin en saf halini görmek isteyenler için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıttır. Bu kült filmin çekimlerinde Keaton'ın boynunu kırdığı ama bunu yıllar sonra öğrendiği meşhur bir hikaye de filmin efsanesini perçinler.
Keaton'ın fiziksel komedi yeteneği ve inanılmaz dublörlük performansları filmi bir şahesere dönüştürür. Özellikle, sinema perdesine girip film içindeki sahneler arasında anlık geçişler yaptığı sekans, sinema tarihinin en yenilikçi ve teknik açıdan ustaca çekilmiş sahnelerinden biri olarak kabul edilir. Yönetmenlik ve oyunculukta sınırları zorlayan Keaton, 45 dakikalık kısa süresine rağmen izleyiciyi hem güldüren hem de hayrete düşüren bir maceraya sürükler.
Sherlock Jr., sadece bir komedi filmi değil, aynı zamanda sinemanın büyüsünü ve gerçeklikle hayal arasındaki çizgiyi sorgulayan meta-bir yapımdır. Aksiyon dolu sahneleri, romantik dokunuşları ve zamanının ötesindeki özel efektleriyle izleyicileri 1920'lerin sinema sihrine götürür. Sinema tarihine ilgi duyanlar veya fiziksel komedinin en saf halini görmek isteyenler için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıttır. Bu kült filmin çekimlerinde Keaton'ın boynunu kırdığı ama bunu yıllar sonra öğrendiği meşhur bir hikaye de filmin efsanesini perçinler.


















